Menu

28 Ocak 2016 Perşembe

Dinlerken kaybolan, kayboldukça kendini bulan ben


“Gerçek hayat dediğin nedir ki
Kurduğumuz hayallerden,
Uydurduğumuz hikâyelerden başka.”

 
Bugünlerde yazamadım pek, vakit bulamadığımdan değil de ne yazmak istediğime bir türlü karar veremediğimden. En sonunda dedim ki "Hiçbir şey yazmamaktan iyidir birşeyler karalamak, o zaman haydi durma başla"..

Yukardaki giriş cümleciğime bir hikaye yazmak istedim son birkaç gündür ancak bir türlü anlaşamadı aklıma gelen fikirlerle dilimin söylemek istedikleri. Sonuç ise kararsızlık oldu elbette. Ama yazacağım, çünkü çok hoşuma gitti Oya Baydar’ın O Muhteşem Hayatınız'daki son satırları..

Napıyorum peki son zamanlarda? Spora başladım, evet kendim de çok şaşırmış durumdayım ama kendimde bir azim ki sormayın gitsin. Hiç inandırıcı olmasa da 5 gündür her gün en az 40 dakika spor yapıyorum ki bu çocukken beden dersinden kaçan biri için çok hem de çok fazla demek, benim gibi olanlar bilir. 

“Yalan, ne diyorsam ne duyduysam hep yalan
Yalan kim ne dediyse ne duyduysan yalan
Bilirsen unutamazsın
Aşikârı saklayamazsın
Kimdeyim
Arıyorum ben”

Ne güzel şarkı, şuan dinliyorum. Ali Atay’ın o sakin ve derin ve yumuşak ve çok şey anlatan sesinden bu sözler dökülüyor kulaklarıma, sonra içime. Ne de güzel geldi, siz de dinleyin. Yani bence dinleyin, eminim ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Ali Atay’ın bendeki yeri oldukça başka sanırım, her şey onun bu sesiyle başladı diyebilirim. Sevmekten korktuğum günlerden birinde aslında çoktan aşık olduğumu, kalbimin en derinliklerine çoktan sızdığını onun sesinde keşfettim ben.

Ali Atay;

“Şimdi vazgeçersen geriye döneceksin
Gitme kaybedince daha çok seveceksin”
 

Diye kulağıma fısıldadıkça korktum; korktukça anladım onun yokluğuna dayanamayacak kadar aşık olmuştum, dinledikçe kabul ettim hislerimi.

Bunu neden anlattım bilmiyorum, paylaşmak için çok derin çok özel bir şey oysa ki. Ama bir taraftan dinlerken hissettiklerim beni bu noktaya, bunları yazmaya getirdi. Nasıl alıkoyabilirdim ki kendimi yazmaktan… Belki de ne çok aşık olduğumu haykırmak istediğimden ancak şuana kadar cesaret edemeyecek kadar çekingen olduğumdan da olabilir.

Karmakarışık bir yerlerdeyim anlayacağınız; bir tek söz, bir tını, dinlediğim bir şarkı, okuduğum bir satır beni alıp bambaşka bir yerlere götürebiliyor. Sonuç da ortada işte..
 
Gerçi iyi ki de böyle yapıyor, bir itirazım yok seviyorum bu “daldan dala” hallerimi J

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder