Günebakanların nam-ı diğer Ayçiçeklerinin mutlulukla bir ilgisi olmalı ve onlara olan yoğun sevgimin bir anlamı olmalı. Görünce içimi dolduran neşenin, yaşımı unutturup çocukluğuma döndüren sıcaklığının bir başka anlamı olduğu kesin. Ben henüz adını tam olarak koyamasam da aramızdaki bağın kaynağının, ortak yanımızın güneşi aramak olması muhtemel gibi geliyor.
Kiraz Çiçeği
Gamlı Baykuş, Meraklı, Edebiyat hayranı, Yazar olma hayalcisi
19 Ağustos 2019 Pazartesi
16 Nisan 2019 Salı
2 Ocak 2019 Çarşamba
Yuva Arıyoruz !
Fotoğrafta meraklı gözleriyle
ortaya çıkan bu minik beyin adı Tırmık, en azından benim verdiğim ismiyle. Kendisine
yuvasını açacak bir aile arıyoruz. İsmine aldanmayın; çok sevimli, çok sıcakkanlı,
çok sosyal bir kedi.
Hikayesi kendisi kadar sevimli
değil malesef ki.. Uzun gelebilir ancak sonuna kadar okumanızı rica ederim..
Yazın sonu gibi karşı
apartmanımızın kapısında 3 kardeş olarak doğdular, anneleri terk ettiği için ogünden
sonra komşular bir araya gelip bir şekilde büyüttük. 2 ay kadar önce
kardeşlerden biri kayboldu. Kalan 2 kardeş, birbirlerine sarılıp uyuyarak kışı
atlatmaya çalışırlarken ikisi birden çok hastalandılar.
Kardeşlerden birinin gözü kan
çanağına dönüp neredeyse tamamen kapanacak hale gelince veterinere götürdük, en
az 10-12 günlük bir tedavi öngördü veteriner. Bu fotoğrafta gördüğünüz bey de kardeşinden
virüs kapmış meğerse ve birkaç gün sonra onunda gözleri akmaya başladı.
Bu sefer daha erken davrandık ve
tedavisi için damla ve bağışıklık sistemi için aşı vermeye başladık. Sürekli
hapşuruyor, koku alamadığı için yemek yiyemiyordu. Yaş mama ile desteklemeye
çalıştık, kendini biraz toparladı.
Ancak iyileşmesinde hep iki ileri
bir geri yaşıyoruz. Sokakta olduğu için soğukta çok üşüyor ve tam
iyileşti/iyileşiyor derken birkaç gün sonra tekrar hapşurmaya, gözleri akmaya
başlıyor. Aslında bünyesi çok güçlü bir kedi, sadece tam olarak iyileşebilmek
için soğuk havaların şerrinden korunabileceği sıcak bir yuvaya ihtiyacı var.
Veterinere yatırdığımız kedinin
durumu çok daha ağır olduğu için biz ikinci kedimiz olarak evimize aldık, bu
yüzden de Tırmık’ın hem tek kalmaması hem iyileşebilmesi için yuva arıyoruz.
Onun iyileşmesi için tek ihtiyacı
sıcak bir yuva ve sevilmek.
Karnı aç olsa bile yemekten önce
sevilmeyi isteyen, mır mır mırlayan, oyun oynamayı seven, insana çok alışık, sokakta olmasına rağmen tertemiz, çok çabuk öğrenen yaklaşık
7 aylık akıllı bir oğlan.
Eğer ona bakabileceğinizi
düşünüyorsanız veya bakabileceğini düşündüğünüz bir arkadaşınız var ise lütfen
benimle iletişime geçin. Onu yuvasına kabul eden asla pişman olmayacaktır, size
bunu gönülden inanarak söyleyebilirim.
Not: Duygusal olarak çok
bağlandık Tırmık’la, o yüzden sadece onu gerçekten ailesinin bir parçası gibi
kabul edebilecek olan birine sahiplendirmek istiyoruz. Böyle biri bize de dost
olacağı için, bir süre iletişimde kalmak ve takip edebilmek istiyoruz.
9 Aralık 2018 Pazar
Uçsun Turnalar
“Yüzün çarpıksa, aynayı suçlama.”
Rus Atasözü
“Kimi zaman çok zeki olmak, aptal olmaktan beterdir”
Müfettiş, Gogol
Çok yoruldum, durup kendi sesimi duymaya bile vaktim olmadı
bu hafta. Ne büyük kayıp.
Tatil dediğimiz kısacık bir haftada bile herşeyi yapmış olmaya
çalışmaktan yine kendimizi dinlemeyi unutuyoruz. Oysa ne güzel şeydir üretmek;
domates, salatalık bile üretiyor olsak. Emeğin ve alın terinle elde ettiğin ne
kıymetli.
Bunlar hep Beyaz Yaka sancıları. Çalışıyor, fakat
üretmiyoruz. Toplanıyor, saatlerce konuşuyor ama dinlemiyoruz. Sekiz, dokuz
hatta bazen on iki saatimizi ofiste geçiriyor ama içimizdeki üretme duygusunu
doyuramıyoruz. Pazartesi’den Cuma’ya gün sayıyor, hafta sonu zamanı durdurmak
istiyoruz.
Oysa ömrümüzden haftalar, aylar geçiyor farketmiyoruz ya da “Zaman
ne kadar hızlı geçiyor” cümlesinin içine hapsedip görmezden geliyor, içini
boşaltıyoruz.
Elbette bu işin tek bir doğrusu, yanlışı yok. Sadece ben
kendime yakıştıramıyorum; tüm içgüdülerimi görmezden gelip koca hafta içinde
sadece bir saati bile kendime, düşünmeye, ruhumu zenginleştirmeye ayırmadığım
için.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








