Kafam tam bir “Çarşamba Pazarı”. Bilir misiniz bu deyimi?
“Her şeyi dökük saçık ortada olan yer, karmakarışık, darmadağın yer”
diyorlar sözlükte açıklamasına.
Tam öyle işte zihnimde benim şu aralar. Bir taraftan pre-diabet nedeni ile
diyettir, spordur, elimi ayağımı sevdiğim tüm yiyecek ve içeceklerden uzak
tutmaktır derken, diğer yandan annem, kız kardeşim ve canım kadar çok sevdiğim ananemin
sağlık sorunlarına öncelik vermeye çalışıyorum. O hastane senin yok bu hastane
benim dolaşıyorum.
Öteki taraftan iş soluk vermeden yoğun bir tempoyla devam ederken, projeleri
yetiştirmek için oradan oraya savruluyorum. Yetmezmiş gibi geri kalmamak için
eğitimlere, sınavlara, sertifikasyon işlerine koşturuyorum.
Durun daha bitmedi, bir yandan burada sizlerin yazdıklarını okumaya, kitap,
dergi okumaya, çok sevdiğim edebiyattan, sanattan kopmamaya çalışırken öbür
taraftan kadın hakları, kadın cinayetlerini önleme, toplumsal sorunlar, türk
toplumunda kadının yeri, islamda kadının yeri gibi içimi ruhumu darlayan
konulara el atmış bulunmaktayım.
Derdin ne bu kadar ortalığı Hint Çorbasına çevirecek kadar derseniz,
bilmiyorum. Bir yerden bu yumağı çözmeye başlamazsam sonuçları hayal
edemiyorum. Şuan bildiğim tek bir şey var, iş yerimden bir sokak öteye
gittiğimde, şehrin ortası olmasına rağmen ve giydiğim mini dahi olmayan etek
nedeni ile güpegündüz sözlü tacizlere uğruyorsam yapılacak daha çok iş var bu
ülkede.
Yaşadığım konfor alanından çıkıp, bir şeyler denemem gerek. Çözüm bulmaya
çalışmam gerek, her gün okuduğum “iyi hal indirim”lerine karşı “bak şu
hayvanlara”, “yemişim böyle hukuku”, “bu ülkede yaşanmaz artık” demekten öteye
geçmem gerek.
Bir ilerleme olur, nereden başlayacağımı bulursam buraya gelip sizlerle de
paylaşacağım. Çünkü benim için en büyük sorun kimle (hangi sivil toplum
kuruluşu veya platform ile), nasıl, nereden başlayacağımı bilememek ve bunu
bulursam eğer belki içinizden benim gibi hissedenleriniz var ise bir yol açmış
olabilirim diye umuyorum.
Şimdilik sevgiyle kalın,
İmza
Kızıl
öncelikle aileye geçmiş olsun , umarım şifa bulur anneanne , sonra öyle bir platform bulursan paylaşmanı çok isterim , gerçekten birilerinin el atması gerek . GErçi kadın haklarına gelene kadar , çocuk hakları , hayvan hakları falan ama bence bunların tek çözümü kadın bilinci ve fakat dışarıya çıkınca gördüğüm kadın profillerinin hiç biri buna çare değil , yazık gerçekten büyük yazık nasıl oldu da bu hale geldik :((
YanıtlaSilO kadar üzücü bilgiler var ki, mesela Açev'in düzenlediği bir eğitim programının bilgilerine denk geldim. 25 yaş ve üzeri her 10 kadındna 1'i okuma yazma bilmiyor. Türkiye genelinde Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2012 verilerine göre 15 yaş üzeri 2.2 milyon kadın okuryazar değil.
SilDaha en temelden kadının günümüze ayak uydurmasını sağlayacak, haklarından bahsetmesini sağlacak en önemli kaynağını kadınların elinden alıyorlar.
Çok fazla şey var o kadar çok ki, düşündükçe cidden içim acıyor :( :(
büssürü sivil toplum kuruluşu vardır yaa sanıyorum benzeri konularda di mi yaaa. bi de yavaşla biraz yaaa yetişemezsin herşeyisineee :)
YanıtlaSil