Heyecan, heyecan, heyecan…
İçim kıpır kıpır, pır pır, uçuş uçuş.. Evet ne kadar ikileme var ise "tatlı heyecanı"
anlatan şuan hepsi bünyemde mevcut.. Çünkü birkaç gün önceki üzüntümün (en
azından sebeplerden bir tanesinin) çözümü geldi de çattı..
Tamam sır gibi konuşmayı bırakıyorum, bu kadar gizem şuan ki heyecan seviyem için çok fazla. Çok uzun zamandır kendime yeni bir laptop almak istiyordum, düzeltiyorum bu sefer özellikle Macbook Air almak istiyordum. Şımarık bir istek gibi görünebilir, ama cidden uzun dönem sıkıntısız kullanabileceğim bir bilgisayara ihtiyacım var ve isteklerimi tek karşılayan Macbook gibi duruyor.
Neyse çok uzatmayayım, önce yurtdışından almaya karar verdim. Mesleğim
gereği ben ve iş arkadaşlarım yurtdışına çok çıkıyoruz ve bu yüzden böyle bir
imkanım var diye düşündüm. Ne tesadüftür ki benim bu seneki seyahat planımındaki ülkelerin; Macbook alabileceğim ülkeler ile uyuşmadığını gördüm (kaldı ki gidebileceğim bile meçhul, Rusların şuan ülkelerinde fazladan bir Türk görmek isteyeceklerini hiç sanmam). Söylemiştim değil mi, ne
zaman bir şey almak istesem mutlaka olmuyor ve önüme gereksiz engeller çıkıyor
diye. Durun daha yeni başladım J
Sonra bir arkadaşım Almanya’ya yakın zamanda gideceğini ve benim için
alabileceğini hatta çok uygun fiyata geldiği gibi kredi kartı sayesinde taksit
imkanının da olacağını söyledi. Nasıl sevindim anlatamam, resmen gün saymaya
başladım.
Hangi modeli, kaç gb (gigabyte) ram (hafıza) ile almak istediğime; kaç
gb alırsam daha uzun dayanabileceğine; klavyesi İngilizce olacağından Türkçe yapmak
için neler gerektiğine; hangi programları indirmem gerektiğine, pil ömrü için
en uygun kullanım şeklinin ne olması gerektiğine kadar ve hatta çok daha
fazlasına kadar araştırdım ve beklemeye başladım.
Benle ilgili ufak bir not, herhangi bir şey kafama takıldıysa o konuyu
sonsuza kadar araştırabilirim, tahmin edemeyeceğiniz en ufacık detaylara kadar
kurcalar tatmin olana kadar asla durmam. Hem kötü hem iyi bir özellik, bazen
kontrol etmesi zor oluyor J
Neyse efenim, gün geldi çattı arkadaşım Almanya’ya gitti (bir aydan fazla
bekledim sanırım o arada). Olanları sıralamak gerekirse;
·
Mağaza’ya gittiğinde sadece Almanca klavyenin
mağazalardan satıldığı ve İngilizce klavye için internetten sipariş vermesi
gerektiği bilgisini edindik. Dahası sipariş sonrası 10 gün beklemek
gerekiyordu teslim süresi olarak.
·
Arkadaşım ertesi gün döneceği için bu
seyahatte alamadı elbette.
·
Şansıma ikinci bir seyahati daha vardı ve bu
sefer ki 3 hafta sürecekti. Yani bu sefer alabilecekti (yani ben öyle umuyordum).
·
İnternetten sipariş vermek istediğinde 3-4
gün sonrasında alabileceğini gören arkadaşım otelde bir şey olmaması (çalınma, kaybolma, vs.) için son
haftayı beklemiş ve son hafta web sitesine girdiğinde de bu sefer teslim süresi 10 gün
olarak belirlenmiş. Yani yine alamayacağımız ortaya çıkmış.
Özetle, tüm bu yaklaşık üç aylık sürecin sonunda ben boşu boşuna beklemiş
ve “aldım”, “alacağım”, “şimdi geliyor”, “bu sefer oluyor” derken bir sürü
hayal kırıklığı yaşamış oldum.
Kabul ediyorum bir anlamda tüm bu engelleri kendi önüme kendim koymuş gibi
oluyorum, yani bu yazıyı okuyan dışarıdan bir göz olsam “ne kastın be arkadaşım
git gir bir mağazaya al” derdim. (Kendimi eleştirme konusunda oldukça acımasız
olduğumu da söylemiş miydim?)
Ama işte ben böyle biriyim, tanımını bile yapamıyorum, bu duruma bir isim veya
tasvir bile bulamıyorum. Böyle karmaşık bir zihnim sanırım.
Tabi şimdi çok mutluyum, en son Çarşamba günü diğer başka sebepler ile
birleşen yurtdışından alamayacak olduğum gerçeği beni çok üzmesine rağmen bugün
Türkiye’de bir zincir mağazada (adını vermeyeceğim, reklam olmasını istemiyorum
çünkü normalde sevmem kendilerini) kampanya olduğunu gördüm.
Yurt dışından alabileceğim fiyata göre daha yüksek ancak Apple store’dan
alacağıma göre daha düşük. Hatta tam olarak ikisinin orta noktasında ve ben
gözümü kararttım. Karar vermiş olmak ve iki saat sonra gidip alacak olmak beni
çok rahatlattı. Hemen sizle paylaşmak istedim.
Ne dersiniz, sizce bu sefer alabilir miyim? Malum ben de bu bedevilik
varken stoklar tükenebilir, mağaza yanabilir, komple iflas edip kapatmaya karar
verebilirler yani bence her şey olabilir J
Dipnot: Bahtsız bedevilikte sınır tanımadığımı başka bir yazıda hatta bir
hikaye ile örnekleyerek anlatabilirim, o zaman sanırım neler hissettiğim çok
daha net anlaşılabilir J
Dipdipnot: Çok uzun bir yazı olduğunun ve fazla subjektif olduğunun
farkındayım. Ama heyecanlanınca çenem düşüyor, mazur görmeniz dileği ile efenim..
Maceramız devam
edecek..
Hayırlı olsun,güle güle kullan;)
YanıtlaSilÇok teşekkürler :)
SilAldın mı peki sonuçta :) Apple yaptığını iyi yapıyor gerçekten! Bilgisayar başında uzun süre vakit geçiriyor ve görsele önem veriyorsanız rakipsiz!
YanıtlaSil3 senedir aynı iphone'dayım ilk günkü gibi :))
Aldınjz mı emin olamadım ama keyifle kullanmanız dileğiyle ;)
Evet alabildim, hem de ne alışveriş merkezi yandı ne de şirket dükkanı kapatıp gitti :) inanamadım gerçekten :)
SilŞaka bir yana cidden güzel ürünleri var haklısınız, sadece 2 gündür kullanıyorum ama farkı cidden ortada :)
Haha :D hadi bakalım şeytanın bacağını kırdın :) Alışmak zor olabiliyor ama alışınca o görüntüyü bırakmak çok zor ;)
Silİyi günlerde, yangınsız kapanmasız inşallah :)
Ve faydası olacaksa bol şans tabi ki ;)
YanıtlaSil